Renk secimi:
Harf boyutlari: 60% 70% 80% 90%
Termal · Tatil · Avrupa · Sozluk · Kariyer · Aile · Ruya · Hikayeler · .biz
UzunHayat.Com

kanser

Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar

* Bağımlılık - Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.

* Sırt ve Bel Ağrısı - Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.

* İlaca Karşı Bağışıklık - Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.

* Kısırlık - Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır.

* Menopoz - Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.

* Erken Yaşlanma - Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.

Gırtlak (larings) kanseri

Hemen hemen herkes arada bir ses kısıklığından şikayet edebilir. Larenjit veya üşütmeden olan ses kısıklığı birkaç günde geçer.

Belirtiler:

- Ses kısıklığı,

- Yutma zorluğu ve acı,

- Boynunuzda şişme.

Ses kısıklığı birçok gırtlak rahatsızlıklarının belirtisi olabilir ama gırtlak kanserinin tek belirtisi budur. Gırtlak kanserlerinin çoğu ses tellerinde veya hançere (larnyx) de olur. Yutkunmada acı veya boyun şişmesi başka tür kanserlerin belirtisidir.

Sigara, püro veya pipo içenler içmeyenlere göre çok fazla risk taşırlar. Aynı şekilde alkol alanlarda da risk oranı yüksektir, içki ve sigara birlikte kullanılıyorsa risk daha da büyür.

Gırtlak kanserleri 60 yaş civarında en sık görülür. Erkeklerde kadınlara oranla daha fazladır. Sadece ses kısıklığından şikayet ediyorsanız, başkaca belirtiler yoksa ve kısıklık 2 haftada geçmezse doktora başvurun. Ayrıca boynunuzda şişme ve yutma zorluğu da birkaç hafta sürerse, doktorunuza başvurmalısınız.

Teşhis

Dudak ve ağız içi kanserleri

AĞIZ İÇİ KANSERLER

Ağız içi kanserlerine karşı kendinizi muayene edin.

* Eğer tütün ürünleri kullanıyorsanız,
* Çok miktarda alkol alıyorsanız,
* Devamlı güneş ışığıyla karşılaşıyorsanız,
* Yanak çiğneme ya da dudak ısırma gibi alışkanlıklarınız varsa,
* İyi oturmayan hareketli protezleriniz varsa,

Şunlara dikkat ediniz,

* Yüz boyun ve ağızdan iki hafta içinde geçmeyen yaralar,
* Dudakta, dişetlerinde yada ağız içi başka bölgelerde meydana gelen yumrular,
* Beyaz, kırmızı veya koyu renkte ağız içinde oluşan bölgesel renk farklılıkları,
* Ağız içinde tekrarlayan kanamalar,

* Hissizlik veya histe azalma ya da ağız veya boyun bölgesinde ağrı.

Bu muayeneyi şu şekilde yapabilirsiniz:

1- Kafa ve boyun:
Yüzünüze ve boynunuza aynada bakın yüzün sağ ve sol tarafları aynı şekle sahiptir. Yüzün ya da boynun bir tarafında simetriyi bozan şişlik ya da şekilsel bozukluk olup olmadığını kontrol edin.

2- Yüz:

Burun ve paranazal sinüs tümörleri

Burun ve paranazal sinüs tümörleri seyrek görülen tümörlerdir. Seyrek görülmeleri ve semptomların inflamatuar hastalıkları taklit etmesi nedeniyle ileri evrelerde tanı konulur. Bu nedenle tedaviye cevap vermeyen sinüzitlerde tümör olabileceği akla gelmelidir. Osteomlar en sık görülen selim tümörlerdir. Yassı epitel hücreli karsinomlar ise habis tümörlerden en sık görülenidir.

Baş ve boyun kanserleri

Deri kanserleri, en sık görülen baş ve boyun bölgesinin kanserleri arasında sayılabilir. Deri kanseri erken teşhis ve tedavi mümkün olduğunda fazla ilerlemeden ve yayılmadan kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilirler. Deri kanserleri arasında en sık görülen tür bazal hücreli kanserdir. Daha çok güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde oluşur. Çok yavaş seyirlidir. Büyümesi yıllar sürebilir. Önceleri küçük ve soluk renkli bir leke şeklinde başlar, büyüdükçe orta kısmında krater şeklinde bir yara gelişir.

Bu yaranın bazı kısımları iyileşebilir ancak tamamen kaybolmaz. Bazal hücreli kanser tedavisinde ilk seçenek cerrahi tedavidir. Yani yara belli bir sınırdan küçük bir ameliyatla çıkarılır. Çıkarılan parça histopatolojik incelemeye gönderilir.

Ağız boşluğu kanserleri

Dudak, dil, ağız döşemesi, tükrük bezleri, yanak iç kısımları, diş etleri ve damağı etkileyen malign tümörlerin hepsi; Ağız Boşluğu Kanserleri adı altında toplanır.

Belirtileri nelerdir ?

Disfaji

Odinofaji

Konuşma Problemleri

Tümöre bağlı nazofarengeal yetersizlik nedeniyle ; sıvı regürjitasyonu

Yansıyan ağrı nedeniyle ; tek taraflı otalji

Sıklıkla hassas ve enfeksiyon ile karışan frajil granüler ekzofitik ve/veya infiltratif kitle veya ülser.

Sert boyun kitlesi internal juguler ven boyunca nodül zincirinde metastatik hastalığı düşündürür.

Nedenleri nelerdir ?

Tütün kullanımı (Dumanlı veya Dumansız)

Enfiye kullanımı

Aşırı alkol tüketimi

Dudak kanseri hallerinde ultraviyole ışığa maruz kalma

Riboflavin veya Demir Eksikliği Anemisi, ve Plummer- Vinson Sendromu, oral kanserler ile birliktedir.

Belirtileri nelerdir ?

Dudaklar ve Dişetleri

40 yaş sonrası , erkeklerde ve beyaz ırkta sık

Alt Dudakta en sık

Yassı Epitel Hücre Karsinomu en sık

Aknitik keratozlar (Kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları)

Aktinik Keratozlar halk arasında çok bilinmememekle birlikte biz dermotologların özellikle yaşlı popülasyonda çokça rastladığı bir sorundur.

Genellikle 40-50 yaşları sonrası güneşe maruz kalan yüz, boyun, saçsız kafa alanları, el sırtlarında kızarık zımpara kağıdı görünümlü, üzerindeki skuam kaldırıldığında çabuk kanayan lezyonlardır. Güneş hasarının olduğu alanlarda yerleşimi fazladır. Meslek icabı dış alanlarda çalışan, gemici, çiftçi, yol işçilerinde çok daha sık olarak rastlanmaktadır. Açık renk tenli, açık renk gözlü, açık ya da kızıl saçlı olan kişilerde (yani güneş hasarına yatkın) sıklığı fazladır.

Türkiye 'de istatistiksel çalışmalar yeterli olmadığı ve az sayıda çalışma bulunduğu için aktinik keratozla ilgili verileri USA kaynaklarına dayanarak vermeye çalışırsak hastalığın sıklığı ve önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Kanserden Korunmada Bitkilerin Renklerinden Yararlanın

Günümüzde kanser vakalarının sıklığı artmaya devam ediyor. Kanserin en önemli iki nedenini sigara ve kötü beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Yaşlı nüfusun artması ve bir beslenme bozukluğu olan şişmanlık da kanser vakalarının artışında önemli rol oynuyor. Bu nedenle sadece sigarayı bırakıp, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı elde ederek kanser vakalarının büyük çoğunluğunu önleyebiliriz. Kanserden korunmada bitkisel ürünler en başta gelmektedir. Belki de bitkisel ürünleri renklerine göre sınıflayarak kendinize düzenli tüketim alışkanlığı elde edebilirsiniz.

Meyveler

Meyvelerin renkleri bizim için iyi birer işarettir. Her tür renkten meyveyi uygun şekilde tüketmeliyiz. Ancak şu hataya düşülmemelidir; meyvelerin çoğunun içinde benzer fonksiyon gören yararlı maddeler vardır. Meyvelerin iklime göre yetiştikleri yerler farklı olduğu için siz kendi çevrenizdeki ve kendi coğrafyanızdaki ürünleri tercih etmelisiniz.

Acı Biber Kansere Karşı Koruyor

Acı kırmızı biberin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, özellikle kanser hücrelerini yok eden özelliği, İngiltere de yapılan bir araştırmayla bir kez daha doğrulandı.

Nottingham Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, jalapeno biberinin (acı kırmızı biber) içinde bulunan "kapsaisin" maddesinin, hücrelerin enerji üreten ısı odası mitokondriye saldırarak, kanser hücrelerinin ölümünü tetiklediği belirlendi.

Araştırmaya göre, kapsaisindeki molekül ailesi vaniloidler, kanser hücrelerindeki protein gelişimine engel olarak "apostosis"i veya hücre ölümünü tetikliyorlar. Vaniloidler, bunu yaparken, etraftaki sağlıklı hücrelere zarar vermiyorlar.

Kapsaisin etken maddesini akciğer ve pankreas kanser hücrelerinde deneyen bilim adamları, bu etken maddenin tümörlü hücrenin tam kalbine saldırdığını belirterek, "Tüm kanserlerin (Aşil topuğunu) keşfettiğimizi düşünüyoruz" diye konuştular.

Kanser Belirtileri Nelerdir?

Kanserde erken tanının önemini artık hepimiz biliyoruz. Hastalığın tanısının konmasının uzaması ile kaybedilen zaman, bazen bireyin sağlığını tehdit edecek boyutta olabiliyor. Aşağıda hangi belirtiler görüldüğünde kanserden şüphelenilmesi gerektiği hakkında bilgi bulacaksınız:

Cilt:

- Renk, şekil ve büyüklüğü değişen, çabuk kanayan veya ülserleşen benler,

- İyileşmeyen yaralar varsa,

- Ve uzun süreli güneş ışığına maruz kalıyorsanız

Ağıziçi, Boğaz:

- Ağızda iyileşmeyen ağrılı/ağrısız yaralar,

Deodorantlar ve Meme Kanseri

İngiltere de Reading Üniversitesi nden bir grup bilim adamı tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, deodorantların meme kanserlerine yol açabileceğini ortaya koydu.

Journal of Applied Toxicology adlı tıp dergisinde yer alan araştırmanın, bilim dünyasında yeni tartışmalara yol açacağı belirtiliyor.

Araştırmacıların 20 meme tümörünü inceledikleri, 18 inde, parabens olarak bilinen sentetik kimyasalın bulunduğunu tespit ettiği öne sürüldü.

Bilim adamları, ilk kez parabens adlı kimyasalın tümörlerin içindeki varlığının tespit edildiğine işaret ederken, araştırma sonuçlarını Journal of Applied adlı dergiden alıntı yaparak yayımlayan The Observer, Bu araştırma yanıt vermekten ziyade, soruları artırıyor yorumunda bulundu.

Reading Üniversitesi bilim adamlarının, insanlar tarafından üretilen kimyasal maddelerin deri tarafından emildikten sonra dokularda biriktiğini düşündüklerine de işaret eden Observer, Ancak kanserle mücadele eden dernek ve kuruluşlar bu sonuçların ihtiyatla karşılanmasını tavsiye ediyor. Bu kuruluşlar, kozmetik ürünleri, deodorantlar ve terlemeyi önleyici malzemeler ile kanser arasındaki ilişkinin henüz kanıtlanmış sayılamayacağını vurguluyor ifadesine yer verdi.

Kilolular meme kanserini daha ağır geçiriyor

Kilosu fazla olan meme kanseri hastalarının, hastalığı normal kilolulara göre daha ağır geçirdiği belirlendi.

ABD’deki Teksas Üniversitesinin Anderson Kanser Merkezinde görev yapan bilim adamları, obez ve şişman olan meme kanseri hastalarının normal kilolu meme kanseri hastalarına göre hastalığı daha ağır geçirdiğini ve daha çabuk öldüğünü bildirdi.Clinical Cancer Research dergisinde yayımlanan araştırmayı yapanlardan Dr. Massimo Cristofanilli, en tehlikeli meme kanseri türü iltihaplı meme kanserinin obez hastalarda görülme oranının yüzde 45, şişman hastalarda yüzde 30, normal kilolu hastalarda yüzde 15 olduğunu belirterek, araştırmalarının obez hastaların meme kanserini daha ağır geçirdiğini ortaya çıkardığını, şişman dokuların hastalığın daha ağır geçmesine neden olan iltihaplanmayı artırabileceğini öğrendiklerini söyledi.

Cristofanilli ve arkadaşları araştırmaları sırasında 606 meme kanseri vakasını inceledi. Vakaları tüm dünyada kabul gören Vücut Kitle Endeksine (Ağırlığın metre cinsinden boyun karesine oranı ile hesaplanması) göre sınıflayan bilim adamları, endeksi 25’in altında olanları normal kilolu, 25 ile 30 arasındaki şişman, 30 ve üzeriyse klinik obez olarak sınıflandırdı.

Kanser hastası yakınları nasıl davranmalı?

Sakın moral vereyim derken bu hatalara düşmeyin

Psikolog Şebnem Turan “Halk arasında, kanserin stres ve negatif düşüncelerle ortaya çıktığına inanılır. Kanser hastaları ve yakınları da çoğu zaman kendini ‘rol yapma’ya zorlar” dedi. Hasta yakınlarının durumu abartıp, moral vermek amacıyla ‘daha ne kötüleri var, sen yine iyisin’ gibi yaklaşımlarda bulunduğunu belirten Turan “Bu sözler hastayı teselli edeceğine kızdırır” uyarısında bulundu.

İnsanlar günlük hayatlarını yaşarken yarınlarının nasıl olacağı konusunda bir fikre sahiptirler. Bu fikir genellikle de sağlıklı ve uzun yaşayacağımıza ilişkindir; hastalıkların bizim başımıza gelmeyeceğini düşünürüz. Oysa kanser bu varsayımımızı bozan ve bireyin geleceğini belirsizleştiren bir hastalıktır. Hastalık ne kadar geçici ve hafif olsa da, hasta bir kayıp duygusu yaşar; bu kayıp sağlığın kaybıdır! Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Psikolog Şebnem Turhan; kanser hastalarının ve yakınlarının yaşadığı psikolojik durumu değerlendirdi:

İNKAR UZUN SÜRDÜYSE DİKKAT!

AKCİĞER KANSERİNİN NEDENLERİ

Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigaradır. Bunu radon ve asbest (amyant) izler. Ancak, sigara, radon ve asbestten başka da kanser riskini artıran pek çok faktör vardır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, akciğer kanserine neden olan etkenleri anlattı.

Hava Kirliliği

Hava kirliliğinin de akciğer kanseri için bir risk faktörü olabileceği ileri sürülmektedir. Bunun en önemli kanıtlarından biri, akciğer kanserinin hava kirliliğinin yoğun olduğu ülkelerde ve şehirlerde daha fazla görülmesidir.

Çeşitli araştırmalarda, hava kirliliğine neden olan kükürt dioksit, azot dioksit gibi maddelerin sigara dumanındaki kanserojenik maddelerin etkilerini artırdıkları saptanmıştır. Dizel egzostuna ve petrol yanma ürünlerine maruz kalan kişilerde akciğer kanseri riski yüksektir.

Meslekler

Akciğer kanserinin bazı meslek sahiplerinde daha fazla görüldüğü eskiden beri bilinir.

AKCİĞER KANSERİ

Tüm dünyada erkeklerde ve aynı zamanda dünyanın bir çok ülkesinde kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Bir çok kanser türünde giderek azalma söz konusu iken akciğer kanserine rastlanma sıklığı maalesef giderek artmaktadır. Tüm dünyada erkek ve kadınlarda halen en öldürücü kanser türüdür. Genel ölüm nedenleri arasında dünyadaçilmesidir. Bazı mesleklerde çalışma, hava kirliliği, radyasyon, genetik faktörler, beslenme alışka ikinci sırada yer almaktadır.

En iyi bilinen neden sigara inlıkları gibi...Adı geçen diğer nedenlerin hiç birisi sigara ile mukayese edilecek kadar önemli değildir.

Ülkemizin bazı yörelerinde bulunan ak toprak, gök toprak olarak bilinen asbest veya zeolit içeren toprakla temas akciğer kanseri yapmaktadır. Duvar sıvama ve yer döşeme amaçlı kullanılan ve bebeklerin altına konan bu toprağın bulunduğu alanlarda yaşayanlarda akciğer ve akciğeri örten zardan köken alan kanserlere çok sık rastlanmaktadır.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

İçeriği paylaş