Renk secimi:
Harf boyutlari: 60% 70% 80% 90%
Termal · Tatil · Avrupa · Sozluk · Kariyer · Aile · Ruya · Hikayeler · .biz
UzunHayat.Com

hastalıklar

Domuz gribinin bilinmeyen tarihi

Domuz domuzluğunu 1918 yılında da yapmıştı

Çok yaygın olan, ancak genellikle öldürücü olmayan grip 1918’de büyük bir salgın hâline gelerek 20 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. İspanyol gribi olarak isimlendirilen bu salgının korkutucu yanı günümüzdeki domuz gribi gibi o yıllarda da domuzdan insana bulaşmasıydı...

İnsanoğlu dünya tarihi boyunca birçok amansız hastalıkla mücadele etti. Bunların çoğu insanlığın azmi karşısında yenildi ve ortadan kalktı. Bugün bu hastalıkların çoğunun adlarını bilenler sadece işin uzmanları. Tarih boyunca “Mahşerin Dördüncü Atlısı” denilen kolera, çiçek, verem, cüzam, sıtma, difteri, tifo, tifüs, frengi, grip ve veba gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele eden insanoğlunun dramı, Türkçe olarak Doris Flexner, Andrew Nikiforok ve Zeynep Dramalı’nın kitaplarında genişçe anlatılır.

Bitkisel Tedavi

Hastalıklara karşı şifalı bitkilerden oluşan reçeteler:

Orta kulak ve hastalıkları

Orta Kulak Kavitesi (OKK)

1. Dört kısımdan oluşur.

a-Östaki borusu

b.Timpanik kavite

c.Mastoid antrum

d.Temporal kemiğin pnömatik sistemi.

2. Östaki borusunun 1/3'ünün kemik, 2/3'ünün kıkırdak iskeleti vardır.

3. 2/3 kıkırdak iskeletli kısmı nazo-farenkse açılır.

4. Nazofarenks ağızları (torus tubarius) komşu adelelerin kasılması ile pasif olarak açılır. Bunda Tensor Veli Palatini en önemli rolü oynar.

5. Orta kulaktan gelen basınç nazofarenkse kolayca geçer. Ters yönde basınç geçmesi için östaki borusunun açılması gerekir.

6. Orta Kulak Kavitesi 3 kısma ayrılır.

a.Attik (epitimpanal reses)

b.Mezotimpanum

c.Hipotimpanum

7. Temporal kemik oluşumları içinde birbiri ile ilişkili ve mukoperiost ile örtülü pnömatik bir sistemdir.

8. Antrum bu sistemin en büyük boşluğu olup orta kulak ile ilişkiyi sağlar.

Timpan Zarının (TZ) Özellikleri

� TZ pars tensa ve pars flaccida olmak üzere iki bölümden oluşur.

Dış kulak yolu hastalıkları

Dış Kulak (DKK) Kepçesinin Özellikleri

• Deri ile kaplı kıkırdak bir iskelete sahiptir.

• Deri ön yüzde perikondriuma sıkça, ark yüzde gevşek biçimde yapışıktır.

• Travmalarda deri ile birlikte perikondrium dekolmanı ve hematomu oluşur.

• DKK arka yukarı çekilerek kulak zarı görülebilir.

• DKK işitmeyi etkilemez.

• Gözlük takmada ve estetik açıdan yararı vardır.

• Dış kulağın parotis bölgesine, retroauriküler ve derin servikal ganglionlara yayılan zengin bir lenf sistemi vardır.

Dış Kulak Yolu (DKY)’ nun Özellikleri

• Dışta kıkırdak, içte kemik iskeleti vardır.

• Yaklaşık 3 cm uzunluğunda olup, kemik ile kıkırdak iskelet arasında açı vardır.

• Otoskopi yaparken DKK’sini arkaya yukarı çekmek gerekir.

• Kıkırdak kısımda cilt altı dokusu daha zengin olup içinde kıl follikülleri ve serumen bezleri bulunur.

• Kemik kısımda deri oldukça atrofiktir.

• pH asittir (6.8 - 5.0)

• Kıkırdak dokusunda bulunan Santorini yarıklarından enfeksiyonlar komşu organlara yayılabilirler (MALİGN OTITİS EKSTERNA)

Anjin

Agzın içinde, yutağın başlangıcında, sağ ve solda bulunan bademciklerin iltihabı.

Çok rastlanan bu hastalık, kendi yaptığı ziyandan çok, vücudun başka yerlerinde çeşitli organlarda meydana getirdiği dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar, iltihablar) sebebiyle oldukça önemlidir. Anjin en çok 5-15 yaş grubunun hastalığı olup, orta yaş ve sonrasında pek rastlanmaz.

1. Hastalık sebebi: Hemolitik streptokok denilen mikrop grubu başta olmak üzere çok çeşitli bakteriler.

2. Hastalığın seyri: ani titreme ile kol ve bacaklarda ağrılar başlar. Ardından ateş 39-40 dereceyi bulur. Nabız 120’yi aşar. Yutkunma güçlüğü, boğazda kulağa vuran şiddetli ağrı vardır. Muayenede bademcikler kırmızımtrak şiş, kıvrımları arasında cerahat toplanmış halde görülür. Küçük dil, yumuşak damak ve yutak, şiş, kırmızı veya iltihablıdır. 3-4. günlerde ateş normale düşer ve genellikle hastalık geçer.

Klimalar yoluyla bulaşan hastalıklar

Sıcak yaz günlerinde, bir nebze olsun rahatlatan klimaların yararlı etkilerinin yanında, bir takım hastalıklara neden olma gibi zararlı etkileri de bulunmaktadır. Gribal enfeksiyonlar, bazı viral enfeksiyonlar, kas ağrıları, kas tutulması ve zatürree gibi.

Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımladığımız zatürreenin, havalandırma sistemleri yoluyla bulaşan şeklini ’Legionella Pnömonisi’ olarak adlandırıyoruz. Bu hastalık ilk kez,1 976 senesinde Pensilvanya lejyonerlerinin yaptıkları bir toplantıda bulunan kişilerde görülmüş ve toplantı salonundaki havalandırma sisteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Hastalığın tanınması ile birlikte, bu zatürree tipinin, alışılagelmiş yüksek ateş, öksürük, balgam gibi bulguların görüldüğü tipik zatürreeden farklı olduğu anlaşılmıştır.

Hastalığa neden olan, Legionella Pneumophilia denen bir bakteridir. Bu bakteri, klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda kolonize olmakta ve buradan ortam havasına dağılmaktadır. Sıklıkla otel ve hastanelerden kaynaklanan salgınlar yapar, ancak tek tek vakalar da nadir değildir. İnsandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için saptanmış en önemli yollar, solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan bir takım işlemlerdir.

Ağız kokusu (Halitozis)

Ağız kokusu, insanı olumsuz etkileyen bir durum olarak bilinir.

Erişkinler veya küçüklerin, yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan şikâyeti kroniktir.

Ağız kokusu; etkilediği bireyler için sosyal ve psikolojik yönden olumsuz bir durum haline gelmiştir.

Kötü ağız hijyeni , dişler üzerindeki gıda birikimi, ağızdaki çürük kaviteleri , çekim yaraları , ülserler , dental ve tonsiller, apseler (diş ve bademcikle ilgili apseler) ; gingivitis, periodontitis ve stomatitis gibi diş eti hastalıkları , ağız kuruluğu , kıllı dil gibi ağız içindeki problemlerden oluştuğu gibi, üremi , diabetik ketoasidoz , karaciğer rahatsızlıkları , kronik pulmoner hastalıklar , mide rahatsızlıkları gibi sistemik nedenlerle de görülebilir.

Diş hekimleri ağız kokusunun, lokal mi, yoksa sistemik faktörlere mi bağlı olduğunu tespit etmeli ve doğru teşhisi koyup ona göre tedavi yöntemini belirlemelidir.

Ağızda aft

Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.

Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.

Aft oluşumunda hangi faktörler önemlidir?

STRES

Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir.
Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir.

YİYECEKLER

Seyahat edenler dikkat.. Turist ishali nedir?

Gelişmiş bölgelerden gelişmekte olan bölgelere seyahat eden insanlarda görülen ishal birçok insanı etkilemektedir. Farklı bölgelere seyahat eden insanların yüzde 30-40'ında ishal görülmekte bunların yüzde 90'ı hafif seyirli ve kendiliğinden iyileşirken yüzde 5-10'unda da dizanteriform ishal gelişmektedir. Ayrıca turistlerin yüzde 1-2'sinde 1 aydan fazla süren inatçı ishal oluşmaktadır. Az sayıda olguda da 6 aydan fazla süren olabilir ve kronik bir hastalık başlayabilir. Turist ishalinin gelişme riski kişinin bedensel duyarlılığına, yeme alışkanlığına yolculuk süresine daha da önemlisi gideceği yere göre değişebilmektedir. Turist ishalinden korunmada ilk basamak gıda alımında seçici davranma ile olur. Yerel sular kaynatılmadan içilmemelidir. Şişelenmiş su ve karbonatlı içeceklerin içilmesi daha emindir. Çiğ ya da az pişirilmiş et, deniz ürünleri, süt ürünleri, pişirilmemiş ya da kabuğu soyulamayan sebze ve meyveyi yemekten kaçınılmalıdır.

Mide Sorunlarınıza Doğal Çözümler

İsviçreli bitki bilimci Alfred Vogel a göre mide yanmasının ilaçlarından biri sıcak suyun içine çiğ patates doğrayıp içmek. Domates suyu ise vücudu yeniliyor. Vücutta insan yaratılışının aynası olarak değerlendirilebilecek bir organ varsa, o da kuşkusuz midedir. Çünkü sinir sisteminizin nasıl çalıştığını bu hassas organdan anlamak mümkün. Duygusal ve ruhsal durumunuz mide suyunun salgılanışını etkilediği için fark etmeseniz de mideniz bu durumdan zarar görebilir.

Bu nedenle beslenme tarzıyla mideyi korumak çok önemli. Bunda da dikkat edilmesi gereken nokta tüm öğünlerde doğal besinleri tüketmeye çalışmak. Bunun yanı sıra çalışma temponuz da midenizi etkiliyor. Hiç durmadan stresli bir ortamda çalışıyorsanız ve sürekli mide ağrısından şikayetçiyseniz, bunun sebebini çok da araştırmanıza gerek yok.

Çünkü sıkıntı midenin baş düşmanı. Bu yüzden işe gidip gelirken yürüyüş yapmaya ve temiz hava almaya özen gösterin. Aslında mide problemleri çağımızda en çok rastlanan sağlık sorunlarının başında geliyor. Mide ağrılarınız artık size büyük sıkıntı vermeye başladıysa, yemek yediğiniz ortama da özen göstermeniz gerekiyor. Öncelikle yemek yerken sıkıntılarınızı da masaya getirmeyin. Ayrıca yorgunluktan dolayı aç

Ortakulak iltihabı, tedavi edilmezse kalıcı işitme kaybına sebep oluyor

Sık görülen çocukluk çağı hastalığı olan, ortakulak iltihabı, kulak zarı arkasındaki ortakulak boşluğunun iltihaplanması olarak biliniyor. Ortakulak iltihabı, soğuk algınlığından sonra çocuklarda en sık rastlanan hastalık olarak karşımıza çıkıyor.

Altı ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere ortakulak iltihabı geçiriyor. Bebekler, bağışıklık sistemleri gelişmemiş olduğu ve genellikle sırtüstü yatarken beslendikleri için ortakulak iltihabına daha sık yakalanıyor. Enfeksiyonun bebeklik çağında sık geçirilmesinin bir diğer sebebi de östaki borusunun gelişimini tamamlayamaması nedeniyle ortakulağı koruma, temizleme ve havalandırma işlevlerini tam olarak yerine getirememesidir.

Ortakulak iltihabı tedavi edilmezse ve uzun süre devam ederse, çocuklarda kalıcı işitme kaybı ve kulak zarında ve ortakulakta düzeltilmesi zor hasar oluşabilir. Ortakulak iltihabı tedaviye cevap vermezse ya da hastalık kronikleşirse uzmanlar ortakulaktaki sıvıyı uzaklaştırmak için cerrahi tedavi önerebiliyor. Cerrahi müdahalede kulağın içine kulak zarını havalandıran tüp takılır.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

İçeriği paylaş