Picasa, Foto galeri

Beslenme

Tereyağı ve Margarin Arasındaki Farklar

Yüzyıllardır insanlar tarafından doğal olarak üretilen ve dedelerimizin vazgeçilmez besinlerinden olan tereyağının kullanımı son 50 yılda önemli derecede azaldı: bunun en önemli nedeni margarinlerin yaygınlaşması ve daha ucuz bir şekilde tüketiciye sunulması. Oysa tereyağı ile margarinin arasında fiyat farkı ile ölçülemeyecek farklar var:

MARGARİNİN ZARARLARI

Her ikisi de hemen hemen ayni kaloriye sahiptir.

Margarinde yağ asitleri çok yüksektir.

Margarin Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar.

Toplam kolesterolü ve LDL yi yükseltir (kötü kolesterol)

HDL yi düşürür (iyi kolesterol)

Kanser riskini beş katına çıkarır.

Fizik ve Ruh Haliniz Beslenmenizle Yakından İlişkili

Halsizlik, yorgunluk, unutkanlık hemen hemen herkesin müzdarip olduğu sorunlardır. Peki bunun nedeninin vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri yeterince almanıza bağlı olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?

Vitamin ve mineral yetersizliğinin vücut dengesini bozuyor. Etkilerini şöyle sıralıyabiliriz.

Enerji ve protein yetersizliği: Beden hareketlerinde yavaşlama, zihin bulanıklığı,

B grubu vitaminlerinin yetersizliği: Duyarlılık, baş ağrısı, uykusuzluk, unutkanlık ve ileri hallerde depresyon,

C vitamini yetersizliği: Yorgunluk, halsizlik, içe kapanıklık,

Demir yetmezliği: Anemi, yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı,

Kalsiyum yetmezliği: Baş dönmesi, tansiyon değişmesi,

DOMATESİ NASIL BİLİRSİNİZ?

Günümüzde kanser, kalp-damar hastalıkları ve şeker hastalığı tüm ölümler içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Genetik (ırsi) faktörler ve ilerleyen yaşın yanında hareketsiz yaşam tarzı ve yemek kültürü önemli risk faktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm kanserlerin yaklaşık %50’sinin diyetle ilişkili olduğu artık kesindir. Ayrıca damar sertliği, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon da yemek kültürü ile yakından ilişkilidir.

Bu ilişkinin temelinde herkesin bir derece malumu olan oksidan maddelerin vücutta neden olduğu zararlar ve başta hücrenin çekirdeği olmak üzere pekçok yerinde kalıcı hasara neden olmasıdır. Bu hasarın zaman içerisinde birikmesi ile yukarıda bahsettiğimiz hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Antioksidan olarak bilinen moleküller, hasarın azaltılması ve tamiri için bize yardımcı olan önemli maddelerdir. Artık herkes bir şekilde aldığı antioksidan miktarını artırmakta ve yeni antioksidan kaynakları araştırmaktadır. Aslında bu arayışlarımız çok yakınımızda olanları görmemize engel olmaktadır. Bunlardan bir tanesi de “kendine özgü bir mucize” olan domatestir. Domates, özellikle likopen denen güçlü antioksidandan son derece zengin bir bitkidir.

Likopen nedir?

BEYNE ZARARLI BESİNLER

Zihin Sağlığı Vakfı nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, depresyon, Alzheimer ve şizofreniye neden oluyor.

İngiltere de yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. Sustain adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına göre, fast food tarzı beslenme ile yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliği depresyon, Alzheimer ve şizofreni ile doğrudan ilişkili.

Araştırmacılardan Courtney Van de Weyer, "Vücudu iyi beslemek, zihni de iyi beslemek anlamına geliyor" dedi. Araştırmaya göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu nedenle de insanlar, omega 6 adlı yağ asidini, omega 3 ten çok daha fazla tüketir hale geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Araştırma raporunda, beslenme tarzında aminoasitlere, özellikle de balık tüketimine daha fazla yer verilmesi gerektiği belirtiliyor.

Hangi Sebze Hangi Mevsimde Yenir?

Günümüzde tarım ve teknolojide yaşanan gelişmeler sayesinde hemen her mevsimde bütün sebze ve meyvelere ulaşma imkanımız var. Ancak bu sağlıklı bir beslenme şekli mi?

Yüzlerce yıl önce İbn-i Sina: sebze ve meyveyi mevsiminde yiyin, şeklinde bir öneride bulunmuş. Bunun önemi, ürünlerin doğallığının değeri günümüzde yeni/yeniden keşfedilir.

Peki... sebzelerin doğal olarak yetiştiği aylar hangisi ve hangi mevsimde ne yemeliyiz?

SEBZELER

BAMYA: Haziran - Temmuz - Ağustos

BARBUNYA: Nisan - Mayıs - Haziran

BEYAZ LAHANA: Kasım - Aralık - Ocak - Şubat

BEZELYE: Nisan Mayıs - Haziran

BROKOLİ: Ocak - Şubat - Mart

CARLİSTON BİBER ve DOLMALIK BİBER: Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül

BESİNLERİN BEYİN FONKSİYONLARI ÜZERİNDE ETKİLERİ

Beynimiz vücudumuzun küçük bir bölümünü oluştursa da, yiyeceklerle alınan enerjinin yüzde yirmisini harcar. Belirli yiyecekler algılama yeteneğimizi arttırır, daha verimli yapar, daha hızlı düşünmemizi ve dikkatimizi daha iyi vermemizi sağlar. Ancak bu besinleri ilaç gibi sadece belirli zamanlarda almamalı, yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz.

BELLEK

HAVUÇ: Hatırlama yeteneğimizi arttırır, çünkü havuç beyin metabolizmasını canlandırır. Bir şey ezberlerken bir ufak tabak sıvı yağlı havuç salatası yiyin.

ANANAS: Tiyatro sanatçılarının ve müzisyenlerin ihtiyacı olan bir meyvedir. Örneğin uzun bir metin ezberleyebilmek için fazla miktarda C vitaminine ihtiyaç vardır. Ayrıca önemli bir eser halinde element olan mangan içerir.

AVOKADO: Kısa süreli bellek içindir (Örneğin alışveriş listesini yaparken). Fazla miktarda yağ asidi içerir. Yarım avokado yeterlidir.

Kara Üzüm Çekirdeği

Antioksidan olan üzüm çekirdeği vücudu, kendi içinde oluşan ya da dış kaynaklı serbest oksijen radikallerinden ve diğer radikallerden korur. Üzüm çekirdeğinin antioksidan özellikleri çok tanınmış antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha üstündür.

Doğal yolla üre(til)miş meyveler, sebzeler ve otlar sağlığımız için son derece yararlıdır. Üzüm çekirdeği de bunlardan biridir. Fakat beslenme bir bütündür. Sadece üzüm çekirdeği, yeşil çay, kuş burnu gibi iki üç gıdayı yemek, buna karşılık beslenmenin diğer unsurlarına dikkat etmemek ile kendinizi kurtaramazsınız. Sağlıklı bir yaşam için her mevsimin meyve, sebze ve otunu dönüşümlü olarak yiyin, un ve şekerden mamul gıdaları diğer rafine ya da paketlenmiş yiyecekleri iyice azaltın; suni yemle beslenmemiş hayvanların et, süt ve yumurtasını tüketin.

Üzüm çekirdeği hülasası (özütü) nedir?

KALBİNİZLE DOST YİYECEKLER

Kalp sağlığının günlük hayatta yenilen yemeklerle yakın ilişkili olduğunu belirten uzmanlar, balık, soya, siyah susam, yulaf, ıspanak, havuç ve yeşil çayın kandaki yağı temizleme ve kalp damarlarını koruma işlevlerine sahip olduğunu bildirdi.

Kalp hastalıkları son yıllarda ölüm nedeni olarak ilk sıraya yerleşince, kalbi korumak herkesin ilgi gösterdiği bir konu haline geldi. Uzmanlar, doymamış yağ asidi, A vitamini ve folik asit içeren yemeklerin kandaki yağı temizleme ve kalp damarlarını koruma işlevlerine sahip olduğunu belirterek, kalbe yararlı 7 yemeği şöyle sıralıyor:

Balık: Özellikle deniz balıklarının içerdiği yağ ve doymuş yağ asidi diğer etlere göre daha düşük. Deniz balıklarında bulunan Omega-3 yağ asidi, felç riskini de düşürür. Bu da, deniz ürünlerini çok tüketen bir ülkede felç oranının düşük olmasının nedenlerinden biridir.

Soya: İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu amino asit ve doymamış yağ asidi içeren soya, vücuttaki yağ ve kolesterolün emilmesini hızlandırarak, kalp damarlarının açılmasını sağlar.

STRESİN EN İYİ İLACI: SİYAH ÇAY

Yapılan araştırma sonuçlarına göre, günlük bir bardak siyah çayın, stresle başa çıkmak için birebir olduğu belirlendi. Bilim adamlarının son yaptığı araştırmaya göre siyah çay, vücuttaki stres hormonları seviyesinde doğrudan etki yapıyor. Psychopharmacology isimli sağlık dergisinde yayınlanan sonuçlar, siyah çay içenlerin stresten çok daha çabuk arınabildiğini ortaya koydu.

İngiltere de bulunan University College London da yapılan araştırmalar sonucu, siyah çayın insanlar üzerinde anti-stres etkisi bulunduğu bildirildi. Bilim adamlarının yaptığı incelemelere göre siyah çay, vücuttaki stres hormonlarının seviyesi üzerinde doğrudan etki gösteriyor. Araştırmaya katılanlar içinde, 6 hafta boyunca günde 4 kez çay içenlerin kanlarında bulunan cortisol isimli stres hormonu seviyelerinin, stresli geçen etkinliklerin ardından ölçüldüğü ve oldukça stres hormonunun beklenenin daha altında olduğu görüldü.

Hastalıklar ve Beslenme Alışkanlıklarımız

Günümüzde ortaya çıkan ve önemi günden güne artan bir tıp dalı olan koruyucu hekimlik, insanları hastalıklardan korunmaları konusunda desteklemeye çalışıyor. Sağlıklı beslenme de hastalıklardan korunmanın önemli bir yolu. Çünkü beslenmeyle hastalıklar arasında doğrudan bir ilişki mevcut.

Toplumumuzun çok sık rastladığı şeker hastalığını ele alalım. Bu hastalık vücudun şeker kullanımındaki bozuklukla ortaya çıkar. O zaman 'çok şeker ve tatlı yersem şeker hastalığı yapar mı?' diye düşünebiliriz. Bu soruya kısmen 'evet' cevabını verebiliriz. Çünkü şeker hastalığı ırsî olarak ortaya çıktığı gibi, yanlış beslenmeden dolayı da ortaya çıkabiliyor. Şeker hastalığı iki şekilde meydana gelir: Ya kanda şeker yükselir ya da kanda şeker düşer. Tabii ki şeker hastalığının ilaçla tedavi edilmesi kaçınılmaz. Ama ilaçla beraber uygun bir diyetin yapılması da önemli. Diyette de şunlara dikkat edilmesi lazım.

-Yüksek kalorili hamur işlerinden, tatlılardan, meşrubat, kuru yemiş ve yağlı yemeklerden mümkün olduğunca uzak durup, taze sebze alımı yapılmalı,

-saf şekerler (şeker, şekerleme, tatlılar, pekmez, bal)'den kaçınmalı.

Proteinler Ve Karbonhidratlar

Sağlıklı beslenmenin besin öğeleri dediğimiz proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve minerallerin yeterli ve dengeli bir şekilde vücuda alınması ile mümkün olduğunu artık biliyoruz. Peki ya bunları tanıyor muyuz? Bunlar hakkında bilgilerimiz yeterli mi?

İlk olarak proteinler ve karbonhidratları daha yakından tanıyalım.

PROTEİNLER:

Proteinler vücudumuzun tuğlaları gibidir. Vücudu ayakta tutan besin öğesidir. Vücut organlarının temelidir. Hücrelerin yapılmasında ve yenilenmesinde büyük rol oynarlar. Bebeğin anne karnında bütün organları tamamlanmış bir vücut haline gelmesi, annenin aldığı proteinin bebeğin vücut organlarına dönüşmesi ile mümkün olmaktadır.

Proteinler başka neler yaparlar?

Gerek çocuklarda, gerek yetişkinlerde büyüme ve gelişme için çok önemlidir.

-Bir kısım doku ve organlarını yapar ve onarırlar.

-Yeterli karbonhidrat ve yağ bulunmadığında enerji üretiminde kullanılırlar.

Doğru beslenme sınav başarısını etkiliyor

Sınav stresi birçok yeme davranış bozukluğunu beraberinde getirebiliyor. Stres ile gelişen yeme davranış bozukluğu beraberinde kilo kayıpları, aşırı kilo alma, mide bulantısı, kabızlık, baş dönmeleri gibi birçok sağlık problemine sebep olabiliyor.
Bu dönemde doğru, yeterli ve dengeli bir beslenme programı uygulanırsa hem sağlık problemlerinden korunma, hem de doğru besin seçimi ile başarıyı artırmak mümkün. Peki sınav öncesi, sınav sabahında ve sırasında hangi besinleri ne miktarda yemek gerekiyor? Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Seçil Kenar, sınav döneminde doğru beslenmenin püf noktalarını anlattı.

BAŞARI İÇİN DOĞRU BESLENİN

Sofrada hatırla, düşün ve şükret!

Gerçekten de bizim temel kültürümüzün içinde özel ve güzel bir sofra kültürümüz vardır. Bu kültür unutulmamalı, hatta yemek yiyip su içtiğimiz müddetçe bu kültür hayatımızda yaşamalı, yokmuş gibi bir ihmal ve ilgisizliğe de maruz kalmamalıdır... Böyle bir anlayış içinde baktığımızda görüyoruz ki, insanın yiyecek kadar iştiha duyması, bu iştihasını karşılayacak kadar da sofrasında nimet bulması her şeyden önce Allah’ın büyük bir lütuf ve ikramıdır. Çünkü yiyeceği var, ama iştihası yok. İştihası var, fakat bu defa da yiyeceği yok nice kimseler vardır bu âlemde. Öyle ise inanmış insanlar sofraya her oturuşta bu lütfu hatırlamalı, bu nimeti düşünmelidir. Yani yemek boyunca “zikir, fikir ve şükür” içinde olmalıdır. Sofrada böylesine bir zikir, fikir ve şükür içinde olunabilir mi? Alimlerimiz olunabileceğini şöyle anlatıyorlar.

Diyorlar ki:
-Yemeğe “Bismillah” diyerek başlamak zikirdir. Bu iştihayı verip, bu yiyeceği nasip eden Yaratan’ı düşünmek ‘fikir’dir. Yemek sonunda “Elhamdülillah” diyerek kalkmak ise şükürdür.

Sofraya böyle zikirle başlayan, fikirle devam eden, şükürle de kalkan kimse, sofra kültürünü yaşayan ve de yaşatan kimsedir.

Böyle kimseler sofrasında bereket, kalbinde de hep mutluluk ve huzur hissederler...

Alimlerimiz sofra kültürümüzü anlatırken bazı sünnet ölçülerine de dikkat çekiyor ve diyorlar ki:

LEZZETLİ ŞİFA KAYNAKLARI (Sebzeler)

ISPANAK

Demir yönünden zengin, koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içerir. Salatada yenilen çiğ ıspanak, harika bir lif kaynağıdır. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık verir ve hemoroit rahatsızlığına iyi gelir.

Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok zengin olup, bu maddeler kan yapımında önemli rol oynar. Ispanak ayrıca, kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin eder. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendirir. Özel enzimi ile pekliği giderip bağırsak zehirlenmesini önler. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri önerilir.

Sihirli İksir: Sirke

SİRKE, yemek ve salatalarımıza çeşni veren, ayrıca turşu yapımında kullanılan ekşi (asitli) bir maddedir.
Ekşimiş üzüm ve elma suyu demek olan sirkede bol miktarda C vitaminiyle bazı madeni tuzlar bulunur. Bu yüzden sirkenin besin değeri yüksektir ve vücudumuza çok faydası vardır.

Sirkede yüzde 6-7 oranında asetikasit (sirke ruhu) mevcuttur. Bilhassa bu sirke asidi; iştah açar, sindirim salgıların artırıp hazmı kolaylaştıran ve sirkeye ferahlatıcı hoş kokusunu veren maddedir.

Yapılışı

Tabii sirke, elma veya üzüm suyunun 15 gün kadar bir kapta üstüne tülbent örtülerek bekletilmesi ve süzülmesiyle elde edilir. Böylece meyve kalıntılarından arındırılır. Hava almasına imkân vermeyen şişelere tam dolacak şekilde aktarıldıktan sonra serin, loş ve güneş ışığı almayan bir mekânda saklanır.

Kullanıldığı yerler

Sirkenin tam bir şifa kaynağı olduğu günümüzde anlaşılmıştır ve hayatımız için önem arz eden çok sayıda mineral ve vitaminleri ihtiva ettiği bilinmektedir.

Elmayı Nasıl Bilirsiniz?

Enfarktüs ve damar sertliği: Günde iki sulu elma yiyerek kireçlenmeden ileri gelen damar sertliğine ve enfarktüs tehlikesine karşı tesirli bir tedbir almış oluyorsunuz. Amerika’nın Minneapolis Eyaleti’nde çalışan kalp mütehassısı Profesör Ancel Keys, elmadaki pektin adlı maddenin, kandaki kolesteron oranını düşürerek kireçlenmeyi önlediğini keşfetmiş.

Hazımsızlık ve peklik: Öğle yemeklerinden önce yenen tek bir elma, bağırsakların çalışması için yeterli. ABD’nin Connecticut eyaletinden Dr. Jeffry S. Hyams, ağır peklik hâllerinde günde üç defa yemeklerden önce yarım bardak elma suyu içilmesini öğütlüyor. Çünkü elmanın, bağırsaklardaki bakteri üretimini ayarlayarak uzun vadede hazmı kolaylaştırıcı bir özelliği var.

Hangi Gıdalar Faydalı

Eskiden, kalp sağlığını korumak kolaydı; dengeli beslenmek, içkiden uzak durmak ve hafif bir egzersiz sağlıklı bir hayat için yeterliydi. Bu standartlara uyanlar sağlıklı bir hayat sürdükleri inancı içinde, kendilerini fazla sıkmadan yaşayıp gidiyorlardı. Standartların dışına çıkanlar ise hafif bir suçluluk duygusuna kapılsalar dahi, neyin yanlış neyin doğru olduğunu bildikleri için, geriye dönüşü kolay bir yolda yürümenin rahatlığını yaşıyorlardı.

Derken bilim adamları beslenme konusunda bilinen her şeyi yıkmaya başladılar. Bu yeni doğrulara göre sağlıklı beslendiklerini sananlar, aslında sağlıklarını tehlikeye atıyordu. Kırmızı etin, tereyağının, yumurtanın içindeki kolesterol damarlarda birikimlere yol açıyor, kalp damarlarını tehlikeli bir şekilde tıkıyordu. Hele tuz başlı başına bir zehirdi; tansiyonu yükseltiyor, kalbin ritmini bozuyordu. Şişmanlık kalbin yükünü arttırdığı için herkesin aşırı kilolardan kaçınması gerekiyordu.

Ne Yediğinizi Biliyor musunuz?

Yakın zamana kadar, Müslümanlar hangi yiyeceğin helal, hangi yiyeceğin haram olduğuna kolayca karar verebiliyordu. Kur’an ve sünnet bize kolayca anlaşılabilecek kurallar bildirmiştir. Gelişen gıda endüstrisi, gittikçe yaygınlaşmış, klasik yiyecek ve içeceklerimiz dahî yeni teknolojilerde üretilir duruma gelmiştir. Bunun yanında bilinmeyen birçok yeni gıda çeşidi ortaya çıkmıştır. Cola, ciklet, ketçap, mayonez, marşmellov vs. gibi.

Sağlıksız Beslen ve Ölüme Hazırlan

İnsanların ekseriyeti, sağlıklı beslenmek ve gıda konusuna çok dikkat eder gibi görünür f;akat gerçekten buna dikkat ettikleri söylenemez. Çok satan bir gazetenin çok satmasının bir sebebinin de sağlık, sağlıklı beslenmek ve gıda konusuna sayfalarında çok yer vermesi, insanların büyük ekseriyetinin bu mevzudaki dar görüşlü nazarlarına ve alâkalarına hitap etmeğe çalışması olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Oruç için mutlaka sahura kalkın

Nergihan Çelen'in haberi

Light Gıdalara Dikkat!

Yaz yaklaşırken kışın alınan kiloları vermenin heyecanı da başlıyor. Bu dönemde yapılan en büyük yanlışın dengesiz beslenmek olduğunu belirten uzmanlar tüketicileri raflardaki light ürünlere karşı uyarıyor.
Light olması sizi aldatmasın!

Dondurmayı Ne Sıklıkla Tüketmelisiniz?

Ramazan ayında sağlıklı beslenme

Oruç tutmak dinimizin en önemli farzlarından biridir. Oruç tutanlar hep aynı dertten yakınırlar. Çok yedim kendimi rahat hissetmiyorum. Doymayacağımı zannederek önüme konan herşeyi bitirdim kendimi uykuya meyilli hissediyorum. Ramazan süresince oldukça kilo aldım ne yapacağımı bilemiyorum?

Ramazan hasta etmesin

Ramazan ayında, sağlıksız ve dengesiz beslenen kişilerde halsizlik, depresyon, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi bir çok sağlık problemi yaşanabiliyor. İftar ve sahurda tüketilen gıdalara dikkat edilmesini öneren uzmanlar ağır ve yağlı gıdaların yerine hafif, posalı ve sebze ağırlıklı beslenmeyi öneriyor.

MİDE VE BARSAK HASTALIKLARINA DİKKAT!
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Dyt. Seçil Kenar, oruç tutanların Ramazan ayında nasıl bir beslenme programı izlemesi gerektiğini anlattı:

Ahududunun faydalı olduğu durumlar

Kırmızı ve sarımsı renkli ahududular raspberry ismiyle bilinir. Siyah renkli ahududular ise blackberry (böğürtlen) olarak bilinir. Her iki ağaç çileği de şifa kaynağıdır. Ağaç çileği meyvesinin yanı sıra yaprak ve kökleri de şifa amacıyla kullanılmaktadır. Ağaç çileği acımsı ilaçların tadını lezzetli hale getirmek için şuruplara katılarak içilebilir hale getirir. Ahududulu reçeli lezzetli ve şifalı bir besindir.

Kullanım şekilleri

Oruç Tutarken Kilo Almayın!

Ramazanda sahura kalkmadan tutulan oruç kilo aldırıyor! Ramazanda alınan kiloların nedeninin “yanlış tutulan oruç” olduğunu belirten uzmanlar, bu dönemde sıvı ve posa alımının artırılması, hareketlerin kısıtlanmaması ve en az 4 öğün yemek yenmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. İşte uzmanların açıklamaları ve örnek Ramazan menüsü...

Sağlık Mucizesi Elma (malus domestica)

Dünyada 5000'den fazla Elma türü mevcuttur.

Elma'nın Bileşimi şöyledir:

Su oranı %85

Şeker oranı %12

Pektin, Organik asitler, Soda, Fosfor, Tanenler

A - B1 - B2 - C - E - Pantotenik Asit Vitaminleri

Elma'nın kullanım alanları :

Elma, içerdiği organik asitler, soda ve fosforun yardımı ile, beyni, karaciğeri ve mideyi olumlu etkiler.

Elma'nın içeriğinde yer alan vitaminler vücut için son derece faydalıdır.Pektin ve organik asitler ise karaciğeri rahatlatır.

İşte Beyin dostu besinler

Beynimiz vücudumuzun küçük bir bölümünü oluştursa da, yiyeceklerle alınan enerjinin yaklaşık yüzde 20’sini harcar.

Zayıf olmak sağlıklı olmak anlamına gelmiyor

İngiliz doktorlar, zayıf olmanın, kişinin iç organlarının yağlanmadığı anlamına gelmediği uyarısında bulundu.

Doktorlar, gözle görülmeyen ve hayati öneme sahip kalp, karaciğer ve pankreas gibi organları çevreleyen yağın tehlikeli olabileceğini söyledi.Londra’da Imperial Üniversitesinde moleküler görüntüleme profesörü Jimmy Bell, ince olmanın, iç organların da otomatik olarak yağlanmadığı anlamına gelmediğini belirterek, 1994 yılından bu yana yaklaşık 800 kişi üzerinde MRI ile yapılan incelemelerde bu kişilerin yağları nerede depoladığının haritalarını çıkarttıklarını ifade etti.

Bell, araştırmaları sonucunda kilolarını egzersizi dışlayarak beslenme yoluyla koruyan kişilerin iç organlarında, zayıf olmalarına rağmen büyük yağ birikintilerine rastlandığını kaydetti.

Çocuklarınıza fast food yedirmeyin

Fast food beslenme biçimi çocukların kalp sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar annelere çocuklarına fast food yedirmemeleri çağrısı yapıyor…

Kalp hastalıklarından ölümde Avrupa’da ilk sırada yer alan Türkiye’de her yıl 200 bin kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Kalp hastalıklarının nedenleri arasında fast food yiyecekler, sigara ve hareketsiz yaşam biçimi gösteriliyor.Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Memorial Hastanesi tarafından İstanbul’da düzenlenen “Sağlık Günleri”nde kalp sağlığı konusu ele alındı. Uzmanlar, Türkiye’deki kalp hastalıklarından ölümlerin azaltılabilmesi için, ailelere çocuklarına fast food yedirmemeleri çağrısı yaptı.

İçeriği paylaş

Picasa, Foto galeri

Son yorumlar