Renk secimi:
Harf boyutlari: 60% 70% 80% 90%
Termal · Tatil · Avrupa · Sozluk · Kariyer · Aile · Ruya · Hikayeler · .biz
UzunHayat.Com

UzunHayat.com'u hangi amaçla ziyaret ediyorsunuz?

Domuz gribini nasıl anlarsınız?

İngiltere Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesindeki bilgilendirme notuna göre, ateşi 38 derecenin üzerinde olan ve aşağıdaki semptomlardan iki ya da fazlasına sahip olanlar domuz gribine yakalanmış olabilir:
- Olağandışı yorgunluk
- Baş ağrısı
- Burun akıntısı
- Boğaz ağrısı
- Nefes darlığı ya da öksürme
- İştah kaybı
- Kaslarda ağrı
- İshal ya da kusma

Kimler risk altında?

Birçok insanın domuz gribini hafif bir hastalık gibi atlattığını ancak yüksek risk grubundakiler için hastalığın ciddi tehdit oluşturabileceğini belirtti. İngiliz Sağlık Bakanlığı’na göre yüksek risk grupları şunlar:
- Kronik akciğer hastaları
- Kronik kalp hastaları
- Kronik böbrek hastaları
- Kronik karaciğer hastaları
- Kronik nöroloji hastaları
- Diyabet hastaları
- İmmünosupresyon hastaları (immünosupresyon : bağışıklığın baskılanması)
- Son 3 yıl içinde ilaçla astım tedavisi görenler
- Hamileler
- 65 yaş ve üzerindekiler
- 5 yaş altındaki çocuklar.

Domuz gribinin bilinmeyen tarihi

Domuz domuzluğunu 1918 yılında da yapmıştı

Çok yaygın olan, ancak genellikle öldürücü olmayan grip 1918’de büyük bir salgın hâline gelerek 20 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. İspanyol gribi olarak isimlendirilen bu salgının korkutucu yanı günümüzdeki domuz gribi gibi o yıllarda da domuzdan insana bulaşmasıydı...

İnsanoğlu dünya tarihi boyunca birçok amansız hastalıkla mücadele etti. Bunların çoğu insanlığın azmi karşısında yenildi ve ortadan kalktı. Bugün bu hastalıkların çoğunun adlarını bilenler sadece işin uzmanları. Tarih boyunca “Mahşerin Dördüncü Atlısı” denilen kolera, çiçek, verem, cüzam, sıtma, difteri, tifo, tifüs, frengi, grip ve veba gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele eden insanoğlunun dramı, Türkçe olarak Doris Flexner, Andrew Nikiforok ve Zeynep Dramalı’nın kitaplarında genişçe anlatılır.

Alkolün Vücuda Verdiği Zararlar

Sigaradan itibaren bütün içki ve uyuşturucuların en büyük zararı beyne ve merkezî sinir sistemine dönük olup,diğer bütün organlara da sayısız zararları söz konusudur.

İçkinin kalbe zararları: Alkol, kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ânî ölümlere sebep olur.

İçkinin karaciğere zararları: Karaciğer hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur, karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur.

İçkinin böbreklere zararları: Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez hale getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri temizlemez,bilâkis yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal cisimlerin meydana gelmesine yol açar.

Yemeklere Niçin Tuz katılıyor?

Beslenme yoluyla dışarıdan aldığımız karbonhidrat, yağ ve proteinler, beden şehrinde işletilen fabrikaların çalışması için gereklidir. Biyolojik fabrikalardaki kimyevî hâdiselerin sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesinde, suya, çeşitli vitamin ve elementlere önemli vazifeler yüklendiğinden bunların dışarıdan düzenli şekilde alınmasına ihtiyaç vardır. Bu maddelerin bağırsaklarımızdan kana geçmesi için gerekli biyo-fiziko-kimyevî mekânizmalar da bağırsaklarımıza yerleştirilmiştir. Meselâ, besin maddelerinin tamamının israf edilmeden kana geçmesi için, bağırsaklarımız mükemmel bir mimaride yaratılmıştır. Emilim yüzeyinin artırılması için bağırsakların içinde bağırsak boşluğuna doğru yaklaşık bir cm uzanan Kerkring isimli kıvrımlar inşa edilmiştir. Ayrıca bu kıvrımların üzerine bir mm uzunluğunda eldiven parmağı şeklinde birbirlerine bitişik dizilmiş ve yüzeyi bağırsak epitelyum hücreleri ile döşeli villus adı verilen uzantılar yerleştirilmiştir.

Tuz nedir?

Peygamberimiz(s.a.v) ’’Ya Ali (r.a.)yemekten önce ve yemekten sonra bir miktar tuz seni 70 tür hastalığa karşı korur" buyurmuştur.

Tuz nedir?

Tuz sodyum ve klor elementlerinden oluşur ve 1 gram tuzun suda çözülmesi ile 0,6 gramını kloriyonu ve 0,4 gram sodyumiyonu ortaya çıkar. Yetişkin bir insanın vücudunda 100 gram sodyum ve 77 gram klor bulunur. Bu elementler kan, lenf, hücreler, dokular, kemik, kıkırdak ve kirişlerde bulunur. Klor ayrıca mide asidi için gereklidir.

Sodyum iyonu vücudun osmotik (geçişmel, geçişen) yapısında çok önemli rol oynar. Yani hücrelere besleyici maddenin (vitamin, mineral, enzim, amino asit ve glukoz gibi) girişi ve hücrelerdeki artık maddelerin dışarı çıkarılmasında, kısaca transportta rol oynar. Ayrıca sinir ve kaslarda uyarıları iletmede rol oynar. Sodyum-potasyumla birlikte hücrelere giriş ve çıkışları konturol ederler.

Kene Sorununa Türk Çözümü!

Bolu İl Genel Meclisi üyesi Fahrettin Tanyar, vücuda yapışan keneyi çıkarmak için kolay ve pratik bir çözüm yolu buldu. Tanyar'ın icat ettiği basit bir alet, birçok vatandaşımızın ölümüne sebep olan keneyi enfeksiyon tehlikesi olmadan yerinden çıkarıyor. Fahrettin Tanyar "Lisans filan istemem, vatana-millete hayırlı olsun" diyor.

Kenenin deriyi kesmeden ve operasyon gerektirmeden nasıl çıkarılacağını günlercede düşünerek, çözümü hava basıncında bulduğunu belirten Tanyar, enjektörün uç kısmını bıçakla kesip düzgün olması için kenarlarını zımparaladığını ve içine de 3 damla sabunlu su koyduğunu anlattı.

Daha sonra ucu kesilmiş enjektörü kenenin bulunduğu bölgeye koyarak vakum etkisi yaptırdığını söyleyen Tanyar, "Deri keneyle birlikte vakumun etkisiyle şişiyor ve yapışan kene bir süre sonra basıncın etkisiyle yapıştığı yerden çıkıyor" dedi.

Psikolojik sorunlar, diyabet riskini artırıyor

İsveç’teki Karolinska Enstitüsü bilim adamları, “psikolojik sıkıntıları” olan erkeklerin sıkıntısı olmayanlara oranla tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riskinin iki katından fazla olduğunu belirtti.

1938 ila 1957 doğumlu 2127 erkek ve 3100 kadınla yapılan araştırmada kadınlarınsa bu riski taşımadığı ortaya çıktı.

Profesör Anders Ekbom liderliğindeki araştırma ekibi, araştırmayla ilgili olarak “Diabetic Medicine” dergisinde yayımlanan makalede stresin, beynin hormonları düzenlemesini etkileyebileceğini bildirdi.

Prof. Ekbom, psikolojik sorunlar beynin hormonları düzenlemesini etkileyebileceği gibi, depresyonun, kişinin beslenmesini ve fiziksel aktivitelerini olumsuz yönde etkilemesinin de hastalığın gelişmesinde etken olabileceğini ifade etti.

Uykusuzluk bebeklikte başlıyor

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, uykunun insan yaşamında çok önemli olan bir dönem olduğunu kaydetti.

Erişkin bir insanın yaşamının yaklaşık üçte birini uykuda geçirdiğini ifade eden Prof. Dr. Murat Aksu, şöyle devam etti:

“Bu dönem içerisinde hem beynin işlevleri hem de beynin işlevlerine bağlı olarak organizmadaki diğer sistemlerin işlevlerinde çok ciddi değişiklikler oluyor. Yani uyku sırasında hem beynimiz hem organlarımız, uyanıklıktan farklı bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla uyku sırasındaki bu farklılık, oluşan hastalıkların da farklı olmasına neden oluyor. Bu hastalıkları inceleyen bilim dalı da ‘uyku hastalıkları bilimidir.”

Nurettin Aksu, uyku hastalıkları içerisinde uykusuzluğun (insomni) çok sık görüldüğünü belirterek, bu hastalığın filmlere, edebiyat eserlerine ve sanat akımlarına konu olduğunu anlattı.

Uykusuzluğun insan yaşamını ciddi şekilde etkileyen bir tablo olduğunu vurgulayan Aksu, şu bilgileri verdi:

Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar

* Bağımlılık - Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.

* Sırt ve Bel Ağrısı - Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.

* İlaca Karşı Bağışıklık - Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.

* Kısırlık - Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır.

* Menopoz - Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.

* Erken Yaşlanma - Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.

Yaz meyveleri şifa dağıtıyor

Sağlıklı beslenme adına size önerilen yiyecekleri yaz aylarında daha kolay bulursunuz.

Üstelik yaz meyveleri genellikle daha tazedir, doğaldır, hormonsuz ve lezzetlidir. Çoğunun fiyatları diğer mevsimlere göre daha makul düzeye inmiştir. Yaz meyvelerinin neredeyse tamamı doğal eczanenin bir birinden güçlü ilaçları gibidir. Hem yazın tadını daha çok çıkarmak, hem de vücudunuzu önümüzdeki kışa ve daha sağlıklı bir geleceğe hazırlamak istiyorsanız yaz meyvelerinden daha çok yararlanmayı unutmayın.

Yaz meyveleri deyince aklınıza ilk önce hangileri gelir bilmiyorum ama benim aklıma hemen karpuz geliyor. Karpuz yüksek su içeriği, likopen ve betasterol zenginliği, düşük kalorisi ve mineral-vitaminden zengin yapısıyla yaz aylarının favori meyvesi. Bu mükemmel antioksidan kaynağının tam bir C vitamini deposu olduğu bir büyük dilim karpuzun günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 80'ini, beta-karoten ihtiyacının ise yüzde 30'unu karşıladığı biliniyor. Beta-karoten ve likopen sayesinde karpuz tam bir cilt yenileyicisi gibi çalışıyor.

Sağlıklı gıda tüketimi için neler yapılmalı?

Sağlıklı gıda tüketiminin 5 anahtarı, “temizlik, doğru pişirme, uygun şartlarda saklama, çiğ-pişmiş gıda ayırımının doğru yapılması ile taze ve sağlıklı hammadde temini” olarak sıralanabilir.

1- Temizlik

Sağlıklı gıda tüketiminin ilk şartı, gıdaları hazırlamaya başlamadan önceki kişisel temizliktir. Gıda hazırlamada kullanılan tüm yüzeylerin ve aletlerin yıkanması ve sanitasyonunun (sağlık önlemleri) sağlanması, mutfakların sinek, böcek ve diğer hayvanlara karşı korunması gerekiyor.

Mikro organizmalar ellerle, giysilerde, kullanılan araç-gereçle gıdaya taşınıyor ve gıda kaynaklı hastalıklara sebep oluyor.

Sağlıklı insanlar bile vücutlarında gıda zehirlenmesine neden olabilecek bakterileri taşırlar. Bu bakteriler burun, ağız veya vücudun diğer bölgelerine dokunma yoluyla ellere, ellerden de gıdalara bulaşabilmektedir.

30 dakikada damarları açan çay

Günde bir bardak yeşil çayın damarları hızla açarak kalp sağlığına önemli katkıda bulunduğu bildirildi.

Yeni bir araştırmaya göre, bir bardak yeşil çay 30 dakika içinde omuzlardan bileklere giden damarları yüzde 4 oranında genişleterek, kanın pıhtılaşma riskini azaltıyor.

Akina Tıp Okulu kardiyoloji bölümünden Dr. Nicholas Aleksopulos'la ekibi, omuzdan bileğe uzanan ve vücuttaki kan akışının iyi bir göstergesi olan brakiyal (koldaki) damarların, bazı sıvılar alındığındaki durumunu ultrasonla inceledi. Bir grup sağlıklı deneğe yeşil çay, kafein ve sıcak su verildi. Her bir sıvıyı aldıktan sonra deneklerin brakiyal damarlarının durumuna bakıldı.

Pıhtılaşmayı Önlüyor

Araştırmacılar, deneklerin yeşil çay içmelerinden 30 dakika sonra damarların yüzde 4 oranında genişlediğini, kafein ve sıcak suyun bu etkiyi göstemediğini tespit etti.

Soğuk su içmek daha çok terletiyor

Suyu soğuk içerek su ve mineral kaybınızı artırmayın.

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklarda vatandaşların başlıca serinleme yöntemi olan soğuk su içmenin terlemeyi arttırdığı, su ve mineral kaybında yükselmeye neden olduğu bildirildi.

Aniden İçmeyin

Uzmanlar, sıcak havalarda vatandaşların özellikle vücut hararetini düşürmesi için soğuk su içtiklerini ancak soğuk su içmenin vücuttaki harareti kesme yerine terleme fonksiyonunu artırdığını belirtiyor. Uzmanlar ayrıca solunum yollarında hassasiyet olan kişilerin soğuk su içme nedeniyle hasta olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca uzmanlar, aniden içilen soğuk suyun terlemeyi arttırması nedeniyle vücutta su ve mineral kaybının arttığını, bunun da halsizliğe ve başka rahatsızlıklara neden olabileceğini ifade ederek, soğuk su içilecekse 1 dakika içinde ve yudum yudum içilmesinin daha sağlıklı olacağını vurguluyor.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

İçeriği paylaş